Emirdağ Hava Durumu

EMIRDAG

Kullanıcılar
1
Makaleler
424
Makale Görünüm Sayısı
1851739

11 Nisan 1920’de Meclis-i Mebusan’ın kapatılması Ankara’da açılacak olan Meclisin yolunu açar. İstanbul’dan Ankara’ya gelişler başlar. İstanbul Meclis-i Mebusanı Başkanı Celalettin Arif Bey de, Mustafa Kemal’in çağrısına uyarak Düzce üzerinden Ankara’ya gelir. Celalettin Arif ve arkadaşları, 9 Nisan 1920 günü, Ankara’da, törenle karşılanır. İsmet (İnönü) Paşa 3 Nisan, Fevzi Çakmak Paşa 27 Nisan 1920’de Ankara’ya gelir.
Meclis binasının hazırlanmasına da başlanır. Binasının kapı ve pencereleri takılmıştır. Çatısı yapılmış fakat çatı üzeri kiremitleri örtülmemiştir. Ulucanlar semtinde yapılmakta olan ilkokul inşaatı için hazırlanan inşaatın kiremitleri alınarak, sadece toplantı salonunun üzeri örtülebilir. Ankaralılar, evlerine giderek temin edebildiklerini meclise taşırlar. Toplanan kiremitlerle binanın kiremit örtüsü tamamlanır ve binanın tam ortasına bayrak direği dikilir. Marangozlar, toplanıp kürsü ve kâtiplerin oturacağı yerleri yaparlar.
Tüm bu yapılanlar için kimse işçilik ücreti almaz, teklif edilen parayı reddederler. Oturum için kürsüye bir çan konulur. Zafer kazanılıncaya kadar kalmak şartı ile kürsüye siyah bir örtü örtülür ve arkasına da Hulusi Efendi’nin yazdığı “Hâkimiyet Milletindir” levhası asılır.
Mebusların oturmaları için Ankara Öğretmen Okulu’ndan tahta sıralar getirilip dizilir. Elektrik olmadığından temin edilen petrol lambası asılır ve meclis salonuna saç soba kurulur. Salonunun koridoruna mebusların su içmesi için üç küp konur. Kapıdan girince ilk küçük oda mescit, sokağa bakan ilk oda da başkanlık odası yapılır.
Mustafa Kemal, kolordulara, il, bağımsız mutasarrıflık, Müdafa-i Hukuk Heyeti merkeziyeleri ve belediye başkanlarına 21 Nisan 1920 günü :
"1. Allah'ın yardımıyla Nisan'ın 23'ü Cuma günü, Cuma namazından sonra Ankara'da Büyük Millet Meclisi açılacaktır.
2. Vatanın istiklâli, yüksek halifelik ve saltanat makamının kurtarılması gibi çok mühim ve hayatî vazifeleri ifa edecek olan bu Büyük Millet Meclisi'nin açılışını cumaya tesadüf ettirmekle, o günün kutsallığından istifade ve bütün sayın milletvekilleriyle Hacı Bayram Camii'nde cuma namazı kılmak. Kuran ve namazın nurlarından istifade etmektir. Namazdan sonra, hep birlikte meclisteki daire-i mahsusaya gidilecek ve buraya girmeden evvel dua okunacak ve kurbanlar kesilecektir. Camiden buraya kadar olan merasim için Kolordu Komutanlığı'nca özel olarak askerî tertibat alınacaktır.
3. Mukaddes ve yaralı vatanımızın her köşesinde aynı suretle bu günden itibaren Kuran okunacak ve cuma günü ezandan evvel bir an evvel kurtulma için dua edilecek, namazdan sonra da milletin kendi vekillerinden kurulu Büyük Millet Meclisi'nin ifa edecekleri vazifeler hakkında bilgiler verilecektir" şeklinde bir bildiri gönderir.
Ayrıca 22 Nisan 1920’de yayımladığı kısa bir genelgeyle de "Büyük Millet Meclisi, 23 Nisan Cuma günü açılacağı ve vazifeye başlayacağı cihetle o günden itibaren sivil ve askeri makamlarla bütün milletin, başvuracağı yerin. Büyük Millet Meclisi olacağını" duyurur.
23 Nisan 1920 günü tüm mebuslar Cuma Namazını Hacı Bayram Camii’nde kılar. Dualarla Hacı Bayram Veli’nin sancağını çekerler ve tekbir sesleri ile Meclise yürünür. Meclisin önünde durularak üç kurban kesilir. Mustafa Kemal, Meclis kapısındaki kurdeleyi keserek içeri girer. Hacı Bayram Sancağı kürsüye dikilir ve saat 13.45’de dualarla Meclis açılır.
Ankara Öğretmen Okulu’nun ilkokul öğretmenleri, memur, polis lisesi hocaları zabıt kâtibi olarak atanır. Meclis muhafız tabur komutanlığına da İsmail Hakkı Tekke görevlendirilir.
Mecliste toplam 337 milletvekili bulunması gerekirken ilk toplantıya 115 milletvekili katılır. Meclisin en yaşlı üyesi olan Sinop mebusu Şerif Bey (Alkan) kürsüye gelerek:
"Sayın Baylar,
İstanbul'un geçici kaydıyla yabancı kuvvetler tarafından işgal edildiğini ve bütün esaslarıyla halifelik makamı ve hükümet merkezinin bağımsızlığının kaldırıldığını bilmektesiniz. Bu duruma boyun eğmek, milletimizin teklif olunan esareti kabul etmesi demekti. Ancak tam bağımsız olarak yaşamak azim ve kararında olan yaratılışından özgür ve serbest milletimiz, esareti tam bir şiddet ve kesinlikle reddetmiş ve derhal milletvekillerini toplayarak yüksek meclisimizi meydana getirmiştir.
Bu yüksek meclisin en yaşlı üyesi sıfatıyla milletimizin. Tanrı'nın yardımıyla, içte ve dışta, tam bağımsızlık içinde mukadderatını idare etmeye bağlılığını bütün cihana ilân ederek Büyük Millet Meclisi'ni açıyorum.
Osmanlıların halifesi ve padişahı VII. Sultan Mehmet hazretlerinin yabancı kayıtlarından kurtulmasına ve ölümsüz başkent olan İstanbul ile işgal altında ve her türlü zulüm ve facialar içinde maddeten ve manen insafsızca yok edilmekte bulunan bütün zulüm görmüş illerimizin kurtarılmasına başarı ihsan buyurmasını Tanrı'dan dilerim" der.
Reis Şerif Bey'in açış nutkundan sonra söz alan Mustafa Kemal, meclisin hangi üyelerden teşekkül edeceğine dair yaptığı konuşmada "Bu günkü müşkül vaziyet içinde vatanı tehlike, yok olma ve çökmekten kurtarmak için tutulması lâzım gelen tedbir muhterem heyetimize ait olacaktır. Ancak bu hususta kendi tetkiklerimize dayalı olan kanaatlarımızı yüksek meclise arz etmeyi faydalı görmekteyim. Memleketi parçalanmak ve yok olmaktan kurtarmak için, millî kuvvetlerimizi esaslı bir teşkilâtlandırmaktan başka çare yoktur. Bilindiği üzere yüksek meclis, olağanüstü yetkileri haiz yeni seçilen milletvekilleriyle, saltanat merkezinin taarruza uğraması üzerine Ankara’ya gelebilen milletvekillerinden birleşiktir. Daha önce seçilmiş olan milletvekillerinin yeni seçilenlerle aynı derecedeki yetkilerle vazife görebilmesinin uygun olacağı kanısındayım" dedikten sonra meclis çalışmalarına devam edilir. Seçimlere geçilir.
Mustafa Kemal’in önerisi ile Bursa Mebusu Muhittin Baha Bey, genel kurulun önerisi ile de, Kütahya mebusu Cevdet Bey divan kâtipliklerine seçilerek kürsüdeki yerlerini alırlar.
Başkan Şerif Bey, 24 Nisan 1920 günü saat 10’da toplanmak üzere Meclisi tatil eder.
Kaynak : Genelkurmay Başkanlığı, Türk İstiklal Harbi, 2. Cilt 2.Kısım, S.206-207

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile