Emirdağ Hava Durumu

EMIRDAG

Kullanıcılar
1
Makaleler
424
Makale Görünüm Sayısı
1851737

Camiler, toplumun dini, sosyal ve kültürel bakımdan gelişmesinde önemli rolü bulunan müesseselerden biridir.

Vakıf kelimesinin terim olarak anlamı bir mal veya mülkün sevap kazanmak gayesiyle doğrudan ve dolaylı bir şekilde toplumun yararına tahsis edilmesidir. Bu tahsis sadece Dinî ve hayrî eserler yaptırmak şeklinde olmayıp çok daha farklı alanlarda da olabilir. Her vakfın bir kuruluş senedi (belgesi) bulunur. Senette vakfın kurucusunun adı, vakfı kimin nasıl idare edeceği, vakfın amacı, vakfedilen gelirler ve bunların hizmetlere ve görevlilere dağılımı gibi ayrıntılar bulunur. Senedin şahitler huzurunda mahke-mece tasdik edilmesi ve kayda alınmasından itibaren vakıf resmen faaliyete başlar. Vakfı kuran şahıs genellikle ölünceye kadar kendi vakfının mütevellisi olur, öldükten sonra ise vakfın senedinde belirttiği kimse veya kimseler bu görevi üstenir. Ülke genelinde olduğu gibi Emirdağ’da da, kurulan vakıflar ka-nalıyla, bu görevler yerine getirilmiş ve bu dini müesseselerin varlığını devam ettirilmiştir.

Önceki yazılarda da belirtildiği gibi Emirdağ Kazası 1775’li yıllarda “Emirdağı Nahiyesi” adı altında Kütahya Vilayetine (COA,280/18779,Fon: AE.SABH.I) ve 1781 yılında da Karaman’ın Bozulus Ka-zası’na (COA,24/1172,Fon: C.ZB) bağlıdır. 1828’de kaza olmuştur ve müdürü Halil Ağa’dır (COA, 260/75,Fon: A.MKT.UM). 1839’da Karahisar-ı Sâhib’in bir nahiyesidir (COA,540/27284,Fon: C.EV). Bunlar bir bütün olarak ele alınırsa Emirdağ Kazası 1775’li yıllardan beri hep vardır. Bazen Emirdağ, bazen Barçınlı, bazen Nevahi-i Barçınlı, bazen Han-ı Barçın ve son olarak 1867 yılında Musluca Kazası olarak adlandırılmıştır ama bunların hiç birisinin “Nefs” adı verilen şehir merkezi yoktur. Musluca, kaza olduktan bir yıl sonra yani 1868 yılında, adı Aziziye olarak değiştirilmiş ve Aziziye’nin kaza merkezi “Muslice” yapılmıştır. Yani “Muslice”, bugünkü Emirdağ Kazası’nın merkezidir.

Emirdağ Kazası’nın merkez ve köylerindeki her caminin bir vakfı vardır. Bu vakıflara ait bilgiler Va-kıflar Genel Müdürlüğü kayıtlarında mevcut olup paylaşıma da açıktır. Bu kayıtlara göre Emirdağ mer-kezde 4 ve köylerinde 54 olmak üzere Cami vakfı 58’dir. Merkezdeki Cami vakıfları:

1) Kuloğlu El-Hâcc Mustafa Bin İbrahim Vakfı (Kuyûd-ı Vakfiyye No: 8865 Hulâsa-i Vakfiyye No: 2750). Kurucusu, İncili Mahallesi sakinlerinden aslen Aydın Sancağı Karacasu Kasabası’ndan Kuloğlu el-Hâcc Mustafa (Musdan) bin İbrahim Ağa. Amacı Aziziye Çarşı Câmi-i Şerîfe yardım ve ihtiyaçları-nın giderilmesi (H.1302 (1884) tarihli Hüdavendigar Salnamesine göre, Aziziye Kaza merkezinde bir cami/mescit mevcuttur. İbrahim bin Mehmed’in bina ve inşa etmiş olduğu mescid-i şerif için, 26.06.1318 (21.10.1900) tarihinde Mustafa bin Mehmed’in bin kuruş nukud vakfı kurulmuştur (VGM Şahsiyet Kaydı. Defter No:189, Sayfa No:238, Sıra No:1898). Bu mescit yıkılarak, vakıf kanalıyla, ye-rine Çarşı Camii inşa edilmiştir).

Mustafa (Musdan) bin İbrahim Ağa, Aziziye Kasabası mahkeme-i şeriyyesine gelerek özetle “Mül-kümde ve tasarrufumda bulunan Aziziye Kasabası çarşısında Hacı Muhammed Ali Ağazade Hacı Vahit Efendi dükkânı, Karahisar-î Halil Onbaşı dükkânı ve cephesi mevkuf olan hanem ve arkası Çarşı Cad-desi iş bu hudut ile mahdut 1.000 guruş kıymetinde bir bâb dükkânımla çarşıyı mezkûr ittisalinde yemini Davulga’lı Hacı Kadiroğlu Mürsel Efendi dükkânı ve Yesarî Sokak ve cephesi mumaileyh Hacı Vahit Efendi dükkânıyla mevkuf olan dükkânım ve arkası sokak işbu hudut ile mahdut 3 bin guruş kıymetinde ve müştemilatlı dört göz odası bulunan çarşı yüzünde dört kepenk dükkânı ile beraber bir bâb hane-mülk menzilimi Aziziye Kasabası´nın Çarşı Câmi`-i şerifine Vakf eyledim ve şöyle şart eyledim ki;

Ben hayatta oldukça buraları dilediğim gibi kullanayım. Vefat ettiğimde mütevelli heyeti buraları kiraya verip evvelâ vakfımın tamir ve terimine harcanmalı. Vakıf mamur olmadıkça kimseye bir şey verilmeye. Tamirinden fazla kalan ile câmi-i şerif-i mezkûrda her kim imam ve hatip olup imamet vazifesini ifa eder ise imam olan kimesneye mahiye 50 guruş verile ve imam efendi yatsı namazını edâ ettikten sonra her gece Amen`e´r-resûli ayet-i celîlesini bir kere hasbeten tilâvet edip sevabını ruhuma hediye eyleye câmi`-i şerif-i mezkûrda her kim müezzin olur ise kayyumluk vazifesini dahi ifa etmek üzere mahiye 40 guruş hediyesi verile ve yine câmi-i şerif-i mezkûrda Müslüman cemaatine tefsir, hadis yahut fıkıhtan tedris ile vaz`-ı nasihat edip ders sonunda olan duasında bu fakiri dua-i hayr ile yâd eden hoca efendiye beher ayda 100 guruş verile ve yine câmi`-i şerif-i mezkûr ve minarede yağ alınarak leyâli-i mübârekede ikâd edilecek kandil kaplarına sarf edilmek üzere senede 300 guruş verile ve vaaz eden efendiye kür-siyye namıyla 40 guruş verile ve bu vakfa bir mütevelli tayin olunup senede 300 guruş verile… (8 Zil-hicce 1332) (28 Ekim 1914) (VGM Arşivi. Defter No: 607, Sayfa No: 169 Sıra No: 261) 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile