Kullanıcılar
1
Makaleler
84
Makale Görünüm Sayısı
37059

Dünyanın en saygın üniversitelerinden Harvard, başvurunun kapanmasına yarım saat kala yazdığı samimi niyet mektubu nedeniyle Nil Çakırca’yı yüzde 100 bursla kabul etti. Çok mutlu olduğunu belirten genç kız başarısını ise “Kendim oldum, hiçbir mülakatta ve kompozisyonumda karşımdaki kişiyi etkilemeye çalışmadım” dedi.

Harvard’a kabulu gerçekleşen Nil Çakırca’nın annesi Emirdağ’da Ateş ailesinden... Emirdağ’da Nil Kız Yurdunun işletmecileri Ali Hikmet Ateş ve Nejat Ateş’in yeğenleri olan İzmir’de özel bir lisede burslu olarak okuyan 18 yaşındaki Nil Çakırcı, mezuniyetinin ardından dünyanın en iyi üniversiteleri arasında gösterilen Amerika’daki Harvard Üniversitesi’ne başvuru yapmaya karar verdi. Başvuruda bir de niyet mektubu yazılması isteniyordu. Bir mektup hazırlayan ve hazırladığı mektubu annesine beğendiremeyen Nil, hemen kalem kağıdı eline alıp bu defa samimi duygularını anlattığı bir yazı kaleme aldı. Başvurunun kapanmasına yarım saat kala annesinin sözünü dinleyerek mektubu ile başvurusunu yapan Nil’in yazdıkları Harvard Üniversitesi yetkilerini çok etkiledi ve Nil’e 100 burs verildi.

“Whatsapp uygulaması benim için ilham kaynağı oldu”

Başarı öyküsünün uzun bir sürece dayandığını paylaşan Nil Çakırca, şu ifadelere yer verdi:

“Bu süreç çok uzun bir süreç, yalnız lise 4’te başlayan bir şey değil lise 1’den beri yoğun çalışmalara başlamıştım. Amerika’daki üniversiteler özellikle Harward gibi üniversiteler, yüksek not ortalamasını çok önemsiyor. Bunun dışında ders dışında katıldığımız aktiviteler de çok önemli ve bu noktada özellikle liderlik görevi üstlenmiş olmak çok önemli. Ben İzmir Amerikan Koleji sayesinde bu olanakları fazlasıyla edinebildim. Bu okulda çok fazla sayıda kulüpte, liderlik pozisyonlarında yer aldım. Bunların dışında tabii ki sosyal servis projelerine öncelik ettim. Tabiki yazdığım kompozisyonlar üniversiteye başvururken çok etkili olduğunu düşünüyorum. Çünkü Harvard gibi bir okula dünya çapında on binlerce öğrencinin başvurduğunu düşünürsek herkesin başarısı çok yüksek ve sizi farklı kılan bir şeyin olması gerektiğine inanmıştım. Bunun için farklı bir şey yazmak istedim ama kesinlikle karşımdaki kişiyi etkilemeye çalışmadım. Kendim olmaya çalıştım, kendi hayatımı çok basit bir şekilde yazdım. Benim hayatımda çok küçük gibi görünen bir şeyi benim kişiliğimin gelişmesinde nasıl rol oynadığından bahsettim. Başvuru süresine yarım saat kala annemin de önerisi ile kompozisyonumu baştan yazdım. Burada ise whatsapp uygulaması benim için ilham kaynağı oldu. Kendi kişiliğimin nasıl geliştiğini, ailemin değerlerini nasıl ön planda tutmayı öğrendiğimi ve kendi benliğimi nasıl keşfettiğimi öğrenmiş oldum”

“Lise dönemine kadar akıllı telefonum yoktu”

Ailesi ile aldığı en basit karardan en önemli karara kadar paylaştığını, bu bağlamda kompozisyonunu da annesi ile hemen paylaştığını belirten Çakırca, “Ben ilk başta ekonomi ile ilgili bir kompozisyon yazmıştım. O daha farklı bir şey yazmamı istediğini ima ettiğini hissettim. Annemle beraber kendi hayatımı, nasıl bir insan olduğumu basit bir şekilde yazıya döktüm diyebilirim. Ben whatsapp uygulaması ve akıllı telefonlardan bahsettim. Ailemin bunların zararlı olduğuna dair düşünceleri vardı. Bu sebeple ben lise 1 dönemine kadar ailemden akıllı telefon talep etmemiştim. Çünkü gereksinim de duymuyordum. Ailem bana akıllı telefon almadı ama annem bana piyano, çello aldı. Kendimi bu şekilde geliştirmeye başladım” dedi.

Maillerime bakmak gereksinimiyle akıllı telefonla tanıştım

Maillerine bakmak ve okulla ilgili ilişkilerini kontrol etme gereksinimini üzerine akıllı telefonla ve whatsapp uygulamasıyla tanıştığını anlatan Nil Çakırca, “Sınıf guruplarımızdan arkadaşlarımızla olan iletişim ağının ne kadar güzel ve benim kendi benliğimi geliştirmemde kuvvetli bir etkiye sahip olduğunu gördüm. Tüm bunları hayatımdaki küçük anılarımı, arkadaşlarımın bana onlarla sınıf grubundan yardımda bulunduktan sonra beni yemeğe çıkarıp küçük Oscar heykelciği hediye ettiklerinden bahsettim. Ülkeme geri dönüp, ülkemdeki çocuklara benim edindiğim fırsatlardan edinebilmeleri için destekte bulunmak istediğimden bahsettim. Bunların dışında Amerika’daki eğitimin benim gelişimime, ülkeme geri döndüğümde daha yerlere gelebilmekte katkı sağlayacağından bahsettim” ifadelerini kullandı.

“Karşımdaki kişiyi nasıl etkilerim, diye hiç düşünmedim”

Yazdığım eserin dışında Harvard Üniversitesi Kabul Ofisi’nden de bir kişiyle mülakat yaptığını anlatan genç kız, sözlerine şöyle devam etti:

“Aslında bu normal başvuru sürecinde çok karşılanmayan bir şey mülakat yapması. Mülakat yaptığım kişi ülkeme neden geri dönmek istediğimi sordu. Ben de Türkiye’deki eğitim sisteminin daha iyiye gitmesi için çalışmalar yapmak istediğimden bahsettim. Çocukların hayal etmelerinin önünün açılması gerektiğinden bahsettim. Aslında sohbet havasında geçen bir görüşmeydi. Bu mülakatta da karşımdaki kişiyi nasıl etkilerim diye hiç düşünmedim. Her zaman kendim olmayı hedefledim. Ailem de bana her zaman doğruluğun ve dürüstlüğün hayatta bir yerlere getirebileceğini öğütlemişlerdi. Ben bu yüzden hem mülakatımda hem de yazdığım kompozisyonda kendim oldum, gerçek Nil ne ise onu yansıtmaya çalıştım.”

“Çok mutluyum, önce ekonomi sonra hukuk okuyacağım”

Yurt dışında arama motoru Google’da çalışan ablasının kendisi için önemli bir rol model olduğunu belirten Nil Çakırca, ablasından mülakatlarda da bahsettiğini söyledi.

Kazandığı için çok mutlu olduğunu belirterek duygularını paylaşan Nil Çakırca, “Herkesin hayallerindeki okuldur benim de hayallerimi süsleyen bir okuldu. Herkesin desteği ile yazdığım kompozisyonlar, sınavlardaki başarılarım, mülakatlardan harmanlanmış koskocaman bir sonucun içinden çıkıp güzel bir sonuca vardığım için çok mutlu hissediyorum kendimi. Harvard’da ne okuyacağıma henüz karar vermedim. Ekonomi okuduktan sonra hukuk okuluna devam etmek istiyorum. Bunun sonucunda başarılı bir hukukçu olarak, eğitim alanında güzel şeyler yapmayı hedefliyorum” dedi.

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile